Tuesday, December 9, 2025

Başkalarının Acısına Bakmak // Susan Sontag




Öyle ki, artık savaşlar hepimizin oturma odalarında sükunet içinde seyredilip dinlenen görüntü ve seslere dönüşmüş durumdadır.
Herhalde acının en akıl almaz ve aşırı boyutlardaki görüntülerine gözlerini kırpmadan bakabilecek insanlar, sadece o acıyı hafifletmek için bir şeyler yapabilecek konumdaki (örneğin, fotoğrafın çekildiği askeri hastanedeki doktorlar) ya da o resimden bir şeyler öğrenmeye niyetli kişiler olabilirler. Onların dışında hepimiz -kendimize yüklediğimiz anlam ne olursa olsun- birer dikizciyiz.
Istırap verici manzaralar bizi ya bir seyirci olmaya ya da o görüntüye bakamayan bir korkak olarak kalmaya davet eder.
Kesintisiz görüntü bombardımanının (televizyon, video, filmler) bütün hayatımızı kuşatmış olduğu şüphesizdir, ancak iş “hatırlama”ya geldiğinde fotoğraf hâlâ daha derinden bir can acıtma, insan zihninde daha derin bir iz bırakma gücüne sahiptir.
Duyarsızlık veya kayıtsızlık olarak görünen şeyin kökeninde, medyanın yoğun görüntü bombardımanıyla uyandırmaya ve doyurmaya çalıştığı dikkatimizde oluşan dengesizlikler yatar. Görüntü oburluğu yüzünden dikkatimizi sürekli bir şeye odaklayamayız, ilginiz durmadan dağılır ve içeriğe karşı da bayağı kayıtsız hale geliriz.
İnsanların dehşet manzaralarına karşı daha az duyarlı hale gelmelerinin sebebi de bir savaşın -herhangi bir savaşın - böyle tepkilerle durdurulabileceğine inanılmamasıdır. Oysa şefkat zaten istikrarsız, gelgeç bir duygudur. Eyleme dönüştürülemezse, yok olup giden bir duygudur.
Savaş bir erkek oyunudur (ölüm makinesinin bir cinsiyeti vardır ve o cinsiyet de 'erkek'tir).

Başkalarının Acısına Bakmak // Susan Sontag 

No comments:

Post a Comment

Anlam Masalı // Ahmet İnam

Anlam Masalı Yazı bakıyor bana. Ben de ona. Soruyor: ”Anlamım ne?” İçini yazanın anlamı. Kendini kazanın anlamı. Hayatını yazıya vuranın anl...