Duchamp'ın yaşamı boyunca sadık kaldığı bir şey varsa o da işin reddi ve tembel eylem taahhüdüdür. Bu iki başlık onun varoluşunun etik-politik zincirini oluşturur.
"Zamansallığa ve zamandan akan hareketlere erişmek ancak bir tembelin ayrıcalığıdır."
"Sanatsal" işin reddi, giderek genişleyen kamunun estetik taleplerini karşılamak amacıyla piyasa ve koleksiyoncular için üretmeyi reddetmek demektir. Onların değerlendirme kıstaslarına, "nitelik ve "nicelik" taleplerine teslim olmayı reddetmek demektir.
"Anti-" kelimesine karşıyım, çünkü "inananla" kıyaslanan "ateiste" benziyor bir nebze. Bir ateist aşağı yukarı bir inanan kadar dindardır ve bir anti-sanatçı da aşağı yukarı bir "sanatçı" kadar sanatkardır."
"İnsanları tasnif etmek niye böylesine gerekli ki? Ben neyim? Üstelik bunu biliyor muyum? Bir insanım, en basit tanımıyla, 'nefes alan biriyim'."
"Sanatçının dönüştüğü küçük tanrıyı öldürmek için çok çabaladım."
Duchamp'la özdeşleşen, Fransızca inframince, İngilizce'de infrathin'e karşılık gelen bu kavramın ne anlama geldiği sorulduğunda, Duchamp tanımlamanın imkansız olduğunu, yalnızca örneklerle açıklayabileceğini söyler. Verdiği örneklerden biri, '"infrathin henüz kalktığınız bir koltuğun sıcaklığıdır'' diğeriyse ''sigara dumanının kokusuyla onu üfleyen ağzın kokusunu, bu iki kokuyu infrathin birleştirir.''
Marcel Duchamp ve İşin Reddi, Maurizio Lazzarato
-- -- -- -- -- -- -- --
Marcel Duchamp bir zamanlar sanatın, insanın tamamen içgüdüsel bir hayatın ötesine adım atarak gerçek bir birey olmayı öğrendiği yerdir demiştir.
Bir sanat eserinin önünde, sadece bakmakla kalmazsın.
Etkileşim kuruyorsun.
Bir diyalog başlar ve sizi hareketlendiren, bazı sorular, iç dünyanızda yankılanır.
Bu jest bizi zaten "hayvan devletinden" ayırıyor.
Bu sessiz, radikal bir bilinç eylemidir.
Artex, birey ve kollektif arasındaki o boşlukta inşa edildi.

No comments:
Post a Comment