Diyojen'in gündüz elinde bir lambayla insan araması gibi ben de elimde aynayla dolaşıyordum, aynaya baktığımda kendimi bile göremiyordum.
Sonra zaman ve bazı ilişkilerim, almam gereken bazı tavırlar, sergilemem gereken bazı duruşlar beni değiştirdi. Derken aynaya baktığımda bir Sezar gördüm ve aynaya bir yumruk attım, çatlaklar bir yunusu çiziyordu.
Aynalara değinmişken şunu da tekrar edelim, İbnül Arabi, oluş Onun aynadaki yansımasıdır diyor, O da o aynadaki sır olsa gerek.
ke
No comments:
Post a Comment