Eren Aklı Erendir
Erenin okulu yalnızlıktır, dilerse dallarında sincaρların yaşadığı mutlu bir ağaç çizebilir. O halde erenin konusu sadece mutluluk değildir.
Soyu, sopu, yetenekleri, eğilimleri, becerileri, vs. ne olursa olsun, belirli koşullara sahip olabilmişse kendinden istediği şeyi yaratabilir: Bir doktor, avukat, tüccar, hatta bir hırsız, bir katil. O halde eren yaratıcı sıfatıyla yaradanın bir kopyasıdır.
Bir eren asla yanıldığını kabullenmekten utanmamalıdır. Aslında bu, bugün dünden daha zeki olduğunu başka kelimelerle söylemektir.
Bir eren için en büyük yanılgı, hayatını, aklına göre değil de, akışa göre ya da bir ezan sesine göre ayarlamasıdır.
Eren başlayandır, her zaman başaran değil amaçlayan.. sohbeti vahdetle biçimlenir, dolayısı ile münakaşayı değil, münazarayı seçer.
Eren, varoluşu unutabilendir, varlık olabilen, yokluk, hiçlik olabilen. Tevazu buradan geliyor. Kim olduğunu anımsayandır. Sadece mümkünler arenasında bir öz olduğunu, özünün de hiç kimse olduğunu.
Bir başka açıdan yaklaşacak olursak Nietzsche eren olma saf ol diyor.
ke
No comments:
Post a Comment