Trajik olan ağlayabilen değil ağlayamayan insanlardır.
........................................................................................
Cuk oturmasını mükemmele tercih ederim..
Bir çıkış yolu arıyordum ama içinde bulunduğum labirentte sadece bazı yerlere uzanan kollar vardı, çıkış yoktu. Tüm bunlara rağmen yaşamaya kararlıyım. Belki de yapmam gereken şey çıkış düşüncesini bir tarafa bırakmaktır, sadece gezgin olmak, bir çıkmaza, bir duvara rastladığımda sırtımı ona yaslayıp en sevdiğim kitabı elime almak. Bir insan olarak her şeyin en iyisini hakettiğime inanmıyorum. Bazen dünyanın kare ya da üçgen olduğuna inanıyorum ama buna inanmıyorum. Buna inananlara da inanmıyorum.
..................................................................................................
bir olan bir olmayan olarak en az iki kişi olduğumuz gibi, artık katı bir kişiliğimiz de yok, ne denebilir, plastik denebilir mi, hayallerimiz kararsız, geleceğimiz belirsiz ama çocukluğumuza kadar uzanan bir geçmişimiz var, acaba bir gün firar mı etmeliyiz, sırf geçmişte yaşamak adına, o sınırsız neşeyi bir kez daha duymak adına şimdiden firar mı etmeliyiz? ölümcül şeylerden, yerlerden (girdaplardan, fırtınalardan, karaya vurmaktan, ümitsizlikten) sağ çıkmayı başaran bir ruh için, en iyisi olan da olmayan da taodur deyip -tevekkülle- yola devam etmektir herhalde...
ke
No comments:
Post a Comment