Sunday, September 8, 2024

İmgelerin Gücü Adına // ke

imgelerin gücü adına

şaire dedim ki, sinek kadar kanatların var, nasıl uçuyorsun,
onda ne var ki, saniyede üç yüz milyon defa çırpıyorum,
yakışır.
fazla gerildiği için kopmuş bir tel de olabilir şair, kopuk şair. bunun için mi bağlama demişler acaba, reenkarnasyon.
öteki ayna olabilir, bu doğru, bölük pörçük benleri yansıtan çatlak bir ayna.
bence "morgta sahibini ısıtan köpek" olmamalı şiir.
iyi bir şiir kurulduğunda, baştan sona değil, sondan başa doğru götürebilir insanı.
-aşk, sevgi, dostluk, doğa, etik, din, bilim, teknoloji, sanat hatta felsefe, bunlar ancak bir mithos çerçevesinde anlamlandırılabilirler. "mithos, yitme ne olur", cemal süreya. hume düşünmeye başlamak için yirmiye yakın ön kabul yapmamız gerektiğinden bahseder, bu da, yaşamımızın bir anlamı olacaksa, bunun son kertede kurmaca, uydurmaca olduğunu gösterir.-
"belki de önemli olan, eninde sonunda, bir saydam anlama ulaşmak değil -çünkü, belki yoktur zaten böyle ulaşılabilir bir anlam-; bir anlama yolunu sorgulayarak yürüyebilmiş olmak..."
"ama hep, bilinmeyen bir şey değil midir 'yazgı' -yazıldığı an başından belli olsa da, yazılanın ne olduğu belli olmayan- okunamayan, okunabildiğinde de artık, zaten 'gerçekleşmiş' ve 'geçmiş' olan?..." oruç aruoba
"dünyanın nasıl bir yapısı olduğu sorunu, bizim algılayan ruhsal düzeneğimiz hesaba katılmadan, boş bir soyutlamadır, bunun da kılgısal bir önemi yoktur." freud
"biz sahi nerelerde kalmıştık?
biz böyle nerelerde, yorgun, yaralı
bir atın tek başına bir ovayı kapladığı
oralarda"
"var mıydık, belki... biraz" edip cansever
"dünya, her bakımdan, ancak kurulmakla varolur: ona yönelmiş, onu kurmağa çalışan bir çaba yoksa, dünya da yoktur, olmaz."
"gene de, bu eylemsizlik durumlarının yaşamsal bir karşılığı olmalı: eylemden çekilmek, çekinmek, çekimser olmak da, bir eylem türüdür, eninde sonunda." oruç aruoba
iran filminde, filmde yönetmen bir kızı oynatmak istiyor, annesine adresi soruyor, adresimiz yok diyor, şu ağaçlar var ya, onun arkasında oturuyoruz.
bir düzineden fazla isim kullanılan kültürler vardır.
hatırladığım en güzel günler arasında, opiodid kullanıp, hiç gerçekleşmeyecek ama bir ihtimal olarak gerçekleşebilecek bir şeyin hayalini kurduğum günler geliyor, şimdi ise bir aşk düşü kurmakta bile zorlanıyorum, -hiçbir yerinde, hiçbir yer bulamıyorsam, bu toplumda da, bu çağda da, bu dünyada da- bir ihtimal yaratmakta zorlanıyorum. yani doğal desen doğal değil, yapay desen yapay değil, hem doğal hem yapay bir şey yaratabilir miyim o halde, düşük ihtimalli bir belki..
kırmızı sayılar
kırmızı sayılar
sıfırdan büyüktür
birden büyüktür
sarı sayılardan büyüktür
mavi sayıların birbuçuk katıdır
yeşil sayılarla kardeştir
kahverengi sayıların sırdaşıdır
pembe sayılar, mor sayılar doğurur
beyaz sayılarla
siyah sayıların köküdür
ke

No comments:

Post a Comment

Anlam Masalı // Ahmet İnam

Anlam Masalı Yazı bakıyor bana. Ben de ona. Soruyor: ”Anlamım ne?” İçini yazanın anlamı. Kendini kazanın anlamı. Hayatını yazıya vuranın anl...