Hadi bakalım, şu terapi furyasında biz de bir terapi uyduralım: Zıtlık Terapisi. Kendini fazla önemseyen birine kendini önemsememesi, kendini önemsemeyen birine kendini önemsemesi salık verilir. Bir azizeye günah işlemesi, bir günahkara ise tövbe etmesi. Şöyle bir şey var sanırım, nasıl ki esnek çalışmayla iş turistleri ortaya çıktı, bu alanda da terapi turizminden bahsedebiliriz. Sevgi, duygusal bağlar,
üretmek-yaratmak, ifade etmek, diyalog kurmak, öğrenmek, öğrendiklerini paylaşmak, şiir, müzik ve mizah makul seçenekler arasında. Ne gözünde büyüt, ne küçümse diyen rasyonel bir bakış açısı da kişinin elini güçlendirir. Mesele gerçekleri radikal bir biçimde yadsımaya gelip dayanmışsa iki seçenek vardır: İntihar ve başkaldırı!
Krishna Murti diyor ki, derinlemesine hasta olan (hiçbir şeye tutunamayan akışkan) bir toplumda sağlık bir direniş biçimidir.
No comments:
Post a Comment